Haber

Taşıyıcı anneyle baba olan CDU’lu Spahn Berlin’i karıştırdı

Almanya’da iktidardaki muhafazakâr Hristiyan Demokrat Birlik (CDU)ile kardeş Hristiyan Sosyal Birlik’in (CSU) Federal Meclis Grup Başkanı Jens Spahn’ın “taşıyıcı annelik” yöntemi ile baba olması Alman siyasetini karıştırdı. Yıllarca karşı çıktığı yöntemi baba olmak için kullanması sebebiyle eleştirilerin hedefindeki Spahn’a kendi partisi içinden de istifa çağrıları geliyor.

Almanya’da bu yöntemin yasak olmasını savunan Spahn’ın ABD’ye gidip taşıyıcı anne aracılığı ile baba olmasına ilk tepki partisi CDU’nun Thüringen Eyaleti Kadın Kolları Başkanı Marion Rosin’den geldi. Rosin, “Bu yasağı yurt dışı formülleriyle delmeye çalışanlar, Alman kanunlarının ruhunu hiçe sayıyor demektir. Bir lider siyasetçinin inandırıcılığı kaybolduğunda, istifa etmek tutarlılığın bir gereğidir” diye sert konuştu ve partili arkadaşının istifasını talep etti.

Tartışmanın fitilini, Instagram’da CDU’lu politikacı ile eşi Daniel Funke’nin bebek arabalı bir fotoğraf paylaşarak “Biz bir aileyiz” cümlesiyle kalp emojisi paylaşması tetikledi.

Bir dönem Yeşiller partisinin Gençlik Kolları Eş Genel Başkanı da olan Jette Nietzard, “Çifte standart. Bebek satın aldığınız için tebrikler” diye ironik biçimde yine ilk tepki verenlerden oldu. 

Katolik Haber Ajansı’na (KNA) konuşan tanınmış feminist yazar Alice Schwarzer de “Taşıyıcı anneliğin Almanya’da yasak olması son derece doğrudur. Çünkü insanlar mal değildir. Ne bir kadın taşıyıcı kuluçka makinesi olarak ne de bir çocuk para karşılığı üretilen bir tüketim nesnesi olarak satın alınabilir olmalı” dedi. Schwarzer, Spahn’ın kişisel çıkarlarını hukukun üstünde tutarak kadınların para karşılığı başkalarının çocuklarını taşıdığı “sömürü düzeninin normalleşmesine katkısağladığını” da iddia etti. 


CDU’nun muhafazakar kanadından Jens Spahn, yıllarca partisinin taşıyıcı annelik yasağının en ateşli savunucularından biriydi. Spahn’ın, Almanya’da yasak olan bu yöntemle ABD’de para ödeyerek çocuk sahibi olması “çifte standart” ve ikiyüzlülük suçlamalarını beraberinde getirdiFotoğraf: Thilo Schmuelgen/REUTERS

Tepkilere filozoflar ve teologlar da katıldı

Katolik Kilisesi’nin merkezi Vatikan da söz konusu uygulamaya uluslararası yasak getirilmesinitalep ediyor. Almanya’daki iki büyük kilisenin, Katolik ve Protestan Kiliselerinin argümanları da bu doğrultuda şekilleniyor.

Konuya teologlar ve filozoflar müdahil oldu. İtalyan kökenli Alman tıpçı ve filozof, Freiburg Üniversitesi Tıp Etiği Uzmanı Giovanni Maio, taşıyıcı annenin sömürülme riskinin son derece yüksek olduğunu söyledi ve hamilelik sürecinde bebekle anne arasında kurulan bağın en başından koparılmasının çocuğun ileriki dönemdeki huzur ve sağlığına uygun olmadığını savundu.

Regensburg Üniversitesi Ahlak Teoloğu Rupert Scheule de Spahn ile eşinin “Tanrı her çocuğa sevinir” ifadeye atıfla doğum şekli ne olursa olsun hiçbir çocuğun değerinin azalamayacağını vurguladı. Öte yandan o da Ukrayna ve ABD örneklerine değinerek taşıyıcı anneliğin sıklıkla sömürü barındırdığına dikkat çekti.


Feminist yazar Alice SchwarzerFotoğraf: Oliver Berg/dpa/picture alliance

Alman Etik Kurulu Eski Başkanı Profesör Doktor Peter Dabrock da Spahn’ı eleştirdi ve “Başkaları için kurallar koyan birinin, kendisinin bu kuralları yasal boşluklardan yararlanarak delmesi ve başkalarına vaaz verirken kendisinin farklı davranması ciddi bir rahatsızlık uyandırıyor” diyerek o da çifte standart davrandığına dikkat çekti.

Taşıyıcı annelikte aracılık yapan ajanslar merkezini yurt dışında gösterdiğinde aracılıkları yasak kapsamına girmiyor ve böylece kanundaki gri bölgede hareket etmiş oluyorlar.

Spahn’a tepkiler neden bu kadar sert oldu?

CDU’lu politikacı ve milletvekili Jens Spahn, 2018-2021 yıllarından Federal Sağlık Bakanı olarak Angela Merkel kabinesinde görev yaptı ve o dönem, 1990 sonunda kabul edilen ve taşıyıcı anneliği de yasaklayan Embriyo Koruma Kanunu’ndan sorumlu bakanken yasağın en ateşli savunucularından biri oldu. Partisi CDU da bu yöntemi tamamen reddediyor.

Almanya’da sadece Embriyo Koruma Kanunu değil Aile Hukuku kapsamında da “taşıyıcı annelik” yasaklanıyor. Bunu mümkün kılan hekimler ceza yasası kapsamında suç işlemiş sayılırken ailelere yönelik cezai müeyyidesi bulunmuyor. Federal Aile Bakan Bakanı CDU’lu Karin Prien de yürürlükteki Evlat Edinme Kanunu’nun da taşıyıcı anneliğe aracılığı yasakladığını hatırlattı.  

Siyasi liderlerin açıklamaları

Muhalefet de eleştirilerinde Spahn’ın “ikiyüzlü” davrandığı boyutuna vurgu yapıyor. Liberal Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Başkan Yardımcısı Henning Höne, “Almanya’da yasaların kalmasını savunup sonra bunu para ve ilişkileri üzerinden yurt dışında delen siyasetçilere saygı duyamam” dedi. Sol Parti (Die Linke) Kadın Politikaları Sözcüsü Kathrin Gebel de hamilelik ve doğumun, sadece zenginlerin satın alabileceği bir “hizmet sektörüne” dönüşmemesi gerektiğini hatırlattı.

Spahn’ın partisinden olan Başbakan Friedrich Merz ise yorum yapmaktan kaçınırken partisinin Meclis Grubu Başkanını tebrik ettiğini söylemekle yetindi.

Spahn eleştiriler karşısında sessizliğini korurken eşi Daniel Funke Bild gazetesine verdiği demeçte “önyargıların farkında olduklarını” belirterek ünlü futbol insanı Franz Beckenbauer’in “Yüce Tanrı her çocuğa sevinir” sözüne dikkat çekti.

Almanya’da CDU’lu politkacı ve eşi gibi eşcinsel birlikteliklerde taşıyıcı annelik meselesi sıklıkla gündeme geliyor. Spahn’dan önce yine CDU’lu Federal Meclis Milletvekili ve hükümetin Bağımlılık ve Uyuşturucuyla Mücadele Sorumlusu Hendrick Streeck de benzer şekilde kısa süre önce baba olmuştu. 

BM’ye göre büyük bir karaborsa

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, dünya genelinde taşıyıcı annelik uygulaması artış gösteriyor. Taşıyıcı anneliğin küresel pazarının 2023 yılında yaklaşık 15 milyar dolar büyüklüğünde olduğu tahmin edilirken bu rakamın 2033 yılına kadar 100 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Taşıyıcı anneler genellikle yapılan toplam ödemenin yüzde 10 ile yüzde 25’i arasında bir pay alıyor. Bu ödeme Ukrayna’da 30 bin euro civarında seyrederken ABD’de ise 120 bin doları bulabiliyor. Paranın en büyük kısmı ise aracılık yapan acentelere ve avukatlara gidiyor.

BM Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet Özel Raportörü Reem Alsalem, geçen Ekim ayında yayımladığı bir raporda taşıyıcı anneliğin dünya genelinde yasaklanması çağrısında bulundu. Raporda, bu uygulamanın kadınlara ve çocuklara yönelik sömürü ile şiddeti körüklediği, onları birer ticari meta haline getirdiği belirtiliyor.

Özellikle maddi açıdan dezavantajlı durumdaki kadınların istismar edildiği ve ödenen paranın küçük bir kısmını alabildikleri hatırlatılıyor. Taşıyıcı annelerin, örneğin fetüste bir engel tespit edilmesi durumunda veya çocuğun istenen cinsiyette olmaması halinde kürtaj yaptırmayı önceden taahhüt ettikleri de belirtiliyor. Bu durum raporda “bir çocuğun sipariş edilebildiği, iptal edilebildiği, parası ödenip teslim alınabildiği” bir süreç olarak nitelendiriliyor.

KNA,dpa / ETO,HS

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu